Hakkımda

Merhaba….

Bir şehir için üç gün asla yetmez. Biliyorum. Ancak şartlar hangimiz için bunun ötesinde çok da emin değilim. Zamanın bu kadar hızlı aktığı bu dönemde, yediğimiz, içtiğimiz, gezdiğimiz bile bir performansa dönmüşken, rakamlara pek takılmadan, “daha fazla”nın peşine düşmeden seyahat etmeye çalışıyorum. Gündelik hayatımızda zaten birçok şeyi kısa bir zamana sıkıştırırken, seyahatlerin biraz daha yavaş akmasını istiyorum.

Şimdiye kadar gördüğüm birçok ülkeyi burada anlatma fırsatı bulamayacağım. Çünkü çoğunu, birilerine anlatmak için gezmedim. Bir kısmında ise sadece bir gün konakladım. Yani, geride bıraktığım birçok şehir ile ilgili anlatacak pek de bir veri toplama şansım olmadı. Tam da bu sebeple, şimdi bazılarına yeniden giderek, bazılarına ilk defa ayak basarak, bir kısmı bilindik, bir kısmı belki size yeni gelebilecek bilgileri toparlamaya çalışacağım. Amerika’yı yeniden keşfetmediğimin farkında olarak. Burada yazdığım şehirlerin hiçbirinde üç günden az konaklamadım. (Bir Atina gerçeği var, onun farkındayım.)

Düzenli çalışma saatleri olanlarınızın, hafta sonlarına verdikleri değerin farkında olarak, Cuma ya da Pazartesileri bir hafta sonu ile birleştirme tutkusunu bir zamanlar deneyimlemiş biri olarak, iki gece üç günlük, görece daha yakın rotaları anlatmak önceliğim olsa da arada biraz daha uzaklaşabilirim.

Keyifle okumanız ve harika seyahatlere çıkmanız dileğiyle…

Meltem