Floransa’da Gezilecek Yerler: Bir Antika Dükkanını Gezer Gibi

Floransa’nın, yüz ölçümüne indirgendiğinde küçük ancak tarihine bakıldığında o küçücük yerden taşacak kadar dolu şehir merkezi, bir çeşit antika dükkânını anımsatıyor. Çünkü hem eskiye aitler hem az bulunurlar ve hem de çok değerliler. Sadece tarihi şehir merkezindeki müze, saray, bahçe, ev gibi görülecek yerlerin sayısı yüzü buluyor.  Ancak artık çoğunluk turist değilmiş gibi davranmak istemesine rağmen, bir turist gözü ile Floransa’da gezilecek yerler listesine her zaman ihtiyaç var. Öncelikle bu antika dükkanında her daim vitrinde duranlara bakalım:

Aşağıda bahsedilecek yerler ilk akla gelen simgesel yapılar. Ancak bir sonraki yazı ile okuduğunuzda Floransa’ya tam anlamıyla hâkim olacaksınız. Floransa dosyasını kapamak için bu yazı faydalı olabilir. Floransa Gezi Rehberi II: Ayrıntıda Boğulmak İsteyenlere

Duomo Meydanı-Piazza del Duomo: Görsel hafızamızdaki Floransa’nın karşılığı büyük bir çoğunluk için bu meydan olsa gerek. Bir Çan Kulesi, Vaftizhane ve Katedral üçlemesinden oluşan dini kompleks, Duomo Meydanı’nı oluşturmuş. Yazın oldukça kalabalık ve turistik, kışın ise oldukça kasvetli ve etkileyici görünüyor. Floransa Katedrali, San Giovanni Vaftizhanesi ve Giotto’nun Çan Kulesi’nin yanı sıra birçok restoran, müze ve otel de bu meydanın çevresinde konuşlanmış. Museo dell’Opera del Duomo, Loggia del Bigallo ve St. Lorenzo Bazilikası’da bu meydanın sınır komşusu.

Piazza del Duomo

Floransa Katedrali-Cattedrale di Santa Maria del Fiore: İlk mimarı Arnolfo di Cambio tarafından yapımına 13.yy’da başlanmış ancak 15.yy’da tamamlanarak Floransa’nın simgesi haline dönüşmüş katedralin iki yüzyıllık yapım serüveninde birçok kişinin ismi geçiyor. Gotik Mimarinin hâkim olduğu dönemde yapımına başlanmış, ancak zaman ilerledikçe, gotik mimaride kullanılan kemerli payandaların kullanımının Floransa’da yasaklanması ile Akdeniz tarzı kubbelere dönüş yaşanmış. Bu bağlamda, Floransa Katedrali’nin Brunelleschi tarafından tamamlanan kubbesi, Rönesans şehirlerinde karşımıza çıkan kubbelerin ilk örneği olmuş. Dayanma kemerleri kullanılmadan tasarlanan kubbe, Donatello, Paolo Uccello, Lorenzo Ghiberti ve Andrea del Castagno gibi Rönesans’ın ünlü sanatçıları tarafından betimlenen, İncil’den sahnelerin olduğu fresklerle kaplanmış. Yaklaşık 100 metre uzunluğundaki kubbenin tepesine, 400 küsür merdiven çıkarak ulaşmak mümkün. Altını çizmekte fayda var, gerçekten çok zorlu bir tırmanış oluyor bu. Sonlara doğru bacaklarınız titreyecek, diliniz damağınız kuruyacak ve içtiğiniz su bu sorunlara çözüm olmayacak. Kubbeye ulaşırken karşınıza çıkan bu meşakkatli yol, yer yer iyice daralacak, merdivenlerin kenarındaki metal tırabzanlardan elinize bulaşacak pis metal kokusu sizi rahatsız etmeye başlayacak. Ancak başarabilirseniz, gittiğiniz mevsime ve hava durumuna göre ya çok güzel bir Floransa manzarası ya da fotoğraf dahi çekemeyecek kadar kalabalık bir manzara ile karşılaşacaksınız.

Duomo Freskleri

Aziz Giovanni Vaftizhanesi- Battistero di san Giovanni: Floransa’nın en eski yapılarından biri olan vaftizhanenin kökleri 5.yy’a kadar uzanıyor. Binanın bir pagan tapınağı olarak var olduğu, ancak Hıristiyanlıkla birlikte vaftizhaneye çevrildiği rivayeti de var. Vaftizhanenin öne çıkan özelliği, Michalengelo tarafından “Cennetin Kapıları” olarak tasvir edilen ve Lorenzo Ghiberti tarafından yapılan bronz kapıları. Binanın en eski kapısı, Andrea Pisano tarafından yapılan güney kapısı. Kuzey ve Doğu kapıları ise Ghiberti tarafından yapılmış.

Giotto’nun Çan Kulesi- Campanille di Giotto: Giotto di Bondone tarafından yapımına başlanan çan kulesi, Gotik Mimarinin örneklerinden bir tanesi. Kulede 7 adet çan mevcut. Duomo’dan daha kısa bir tırmanışla- 414 merdiven- çan kulesinin tepesine ulaşılabilir. Ancak bence bu noktada bir seçim yapılmalı. Bir insan vücudunun bir günde arka arkaya bu kadar çok merdiven çıkabileceğine inanmıyorum. Üstelik bir de beklenilen uzun kuyruklar dikkate alındığında, bir tırmanış yeterli olacaktır.

Giotto’nun Çan Kulesi

Museo dell’ Opera di Santa Maria di Fiore: Piazza del Duomo’da, Floransa Katedrali’nin hemen arkasında göreceğiniz bu müzede, isminin de ele verdiği gibi Floransa Katedraline ait orijinal parçalar, Arnolfo di Cambio, Andrea Pisana, Lorenzo Ghiberti, Donatello, Michelangelo ve adlarını yazmayarak haksızlık ettiğim Orta çağ ve Rönesans sanatçılarının mermer, bronz ve gümüşü nasıl bambaşka bir şeye çevirdiklerini görüyorsunuz.

Müze bileti 15€. Ancak bu bilet, Duomo Meydanı’ndaki birçok yere giriş imkânı sunuyor. Brunelleschi’s Dome (kubbe), Giotto’nun Çan Kulesi, Aziz Giovanni Vaftizhanesi, Katedralin içindeki Crypt of Santa Reparata ve Tarih Müzesi’ne aynı biletle giriş yapılabilir. Biletin sunduğu bir diğer kolaylık, 48 saat içinde gezebilme imkânı tanıması. Ancak aynı biletle aynı yere iki kere giremezsiniz. Müzenin her ayın ilk salı günü kapalı olduğunu da not düşelim.  Çalışma saatleri ise 09:00 ile 19:00 arası.

Hazır Meydana gelmişken ve nehrin diğer yakasına geçmemişken, Duomo Meydanı’nın hemen yanı başında duran diğer simgesel yapılar ziyaret edilebilir.

Basilica di San Lorenzo: Floransa’nın en büyük kiliselerinden biri olarak kabul edilen, manastırı anımsatan bu yapı da Medici ailesinin katkılarıyla bugüne gelmiş. 15.yy’da Romanesk tarzdaki bu binanın bir kiliseye dönüştürülmesi için girişimlerde bulunmuşlar ve Brunelleschi her ne kadar bitmiş halini göremese de San Lorenzo Kilisesi’nin yapımına başlamış. Bazilika Rönesans mimarisinin en önemli örneklerinden biri sayılıyor. Laurentian Kütüphanesi ve Yeni Hazine Odası Michalengelo’nun, Eski Hazine Odası da Donatello’nun dokunuşlarıyla düzenlenmiş.  Kiliseye giriş ücreti 5€. Ancak aynı zamanda Laurenziana Kütüphanesini de görmek istersiniz ücret 7,5 €’ ya çıkıyor.

Cappelle Medicee, kaynak: uffizi.org

Medici Şapeli- Cappelle Medicee: San Lorenzo Kilisesi’nin bir parçası olan bu bölümün tarihi, Medici Ailesi’nin üyelerinin bu kiliseye gömülmek istemeleriyle şekillenmiş. Bu istek doğrultusunda 1520 yılında Michelangelo Eski Hazine Odası’na bağlanan Yeni Hazine Odası’nın yapımı için çalışmaya başlamış.  Bazı aile üyelerinin mozoleleri bu bölümde bulunuyor. Medici Şapel’i ve Hazine Odası için 8 € daha ödemek gerekiyor. Yaz aylarında 17:00, kış aylarında 14:00’e kadar açık. Üstelik Her ayın ikinci ve dördüncü pazarı ile birinci, üçüncü ve beşinci pazartesileri kapalı.

Santa Maria Novella Bazilikası: Rönesans’ın ünlü isimlerinin eserleri ile dolu bir başka kilise burası. Freskli şapeller, hazine odası ve Avelli Mezarlığını gezebilirsiniz. Brunelleschi, Boticelli, Ghirlandaio gibi sanatçıların freskleri dikkat çekiyor. Giriş ücreti 5€.  Nisan ve Eylül ayları arası 09:00 ile 19:00, Ekim ile mart ayları arası 17:30’a kadar açık. Burada dikkatinizi çekecekler: Masaccio’s Trinity, Giotto’s Crucifix, Brunelleschi’s Crucifix eserleri.

Basilica di Santa Croce di Frenze: Kimler kimler burada gömülü değil ki? Michalengelo, Machievelli, Rossini, Galileo Galilei… Dante adına da bir anıt bulunuyor. Santa Croce Meydanı’nda bulunan Bazilikaya giriş ücreti 8€. Bu biletle, kilisenin her tarafını gezebilirsiniz.

Santa Croce- Firenze

Galleria degli Uffizi: Tabi ki yine bir Medici Ailesi üyesi vasıtasıyla ortaya çıkan Uffizi Galerisi, zamanla Floransa’nın ve dünyanın en önemli sanat galerilerinden biri olmayı hak etmiş. Yarım gündür Floransa’dayım ve hala Rönesans etkisini hissedemedim ya da tatmin olmadım diyorsanız, Uffize’de, Boticelli, Lippi, Leonardo da Vinci, Bellini, Raphael, Michelangelo, Uccello, Caravaggio ve nicelerinin tablolarını, fresklerini görüp rahatlayabilirsiniz. Ancak yaz sezonu gidiyorsanız biletinizi internetten almak zaman kazandıracaktır. Floransa’yı ocak ayında gezdiğimiz için uzun kuyruklarla mücadele gibi bir sorunla karşılaşmadık. Bilete de 8€ ödedik. Ancak bu yazıyı yazarken internetten bilet fiyatlarını kontrol ettiğimde 9,99€ olduğunu görüyorum. Bu bir zam mıdır, yoksa yaz-kış sezonu biletler farklı mı ücretlendiriliyor emin değilim.

Galleria dell’Academia: Michelangelo’nun meşhur heykeli David’in evi burası. Giriş ücreti 12,5€. David’in yanı sıra birçok Rönesans resimleri de sergileniyor. Böyle romantik tasvirleri pek sevmesem de David o koridoru güneş gibi aydınlatmış.

David-Michelangelo

Ve köprüden karşıya geçiyoruz. Arno Nehri’nin güney yakası:

Ponte Vecchio: Bir turist için Floransa’nın olmazsa olmazı Ponte Vecchio’nun tarihi çok eskilere dayansa da bugünkü şeklini almasını sağlayan tarih 14.yy’a denk geliyor. Şu an köprünün üstünde birçok kuyumcu mevcut. Neden sadece kuyumcu var diye biraz araştırınca şu cevapla karşılaştım. Eskiden köprüde kasaplar ve işkembeciler satış yapıyorlarmış. Ancak 15.yy’da yaşayan Mediciler’den biri, et ve işkembeden kaynaklanan kokulara dayanamayarak, satışını yasaklamış. Bu bağlamda kasaplardan kalan dükkanlar, kuyumcular tarafından doldurulmuş. Kuyumcu tercihi de sanıyorum Mediciler ile ilgilidir. Kasapların gitmesine karar verenler, yerine gelecekleri de düşünmüş olmalılar. Köprüde gerçekleşen satışlar, ilk zamanlarda dükkanlarda değil tezgahlarda gerçekleşiyormuş. Retrobotteghe denilen dükkanlar, köprüye 17.yy’da eklenmiş.

Vasari Koridor Kaynak: museumsinflorence.com

Ponte Vecchio ve Mediciler arasındaki bağlantı sadece bununla kalmamış. Palazzo Vecchio ve Palazzo Pitti arasında güvenli bir geçiş sağlamak için, Mediciler, Giorgio Vasari’ye bir koridor yaptırmışlar. Adı da tahmin edileceği gibi Vasari Koridoru olmuş.

Pitti Sarayı- Palazzo Pitti: Fatih Sultan Mehmet, 1453 yılında Doğu Roma’ya son verip, İstanbul’a şekil verirken, aynı yıllarda Floransa’da yeni görkemli yapılarına şekil veriyormuş. 1457 yılında, Brunelleschi tarafından tasarlanan Pitti Sarayı’nın yapımı tamamlanmış. Daha sonraki yıllarda ise burası da Medici ailesinin gayri-menkulleri arasındaki yerini almış. Şimdi ise bir müze olarak Floransalılara ve dünyanın dört bir yanından gelen meraklılarına hizmet veriyor. Bugün, Pitti Sarayı beş farklı galerisi ve Boboli bahçeleri ile önemli bir durak. Pitti Sarayı içindeki Galeriler şu şekilde:

  • Palatine Gallery ve Royal Apartments: Giriş ücreti 8,5€.
  • Gallery of Modern Art: Giriş ücreti 8,5€.
  • Museo degli Argenti: Giriş Ücreti 7,00€.
  • The Porcelain Museum: Giriş Ücreti 7,00€.
  • The Costume Gallery: Giriş ücreti 7,00€.
Palazzo Pitti

Boboli Bahçeleri- Giardino di Boboli: Saray bahçelerini gezmek, bahçelerde bir örnek budanmış ağaçların arasında dolaşmak, bana her zaman güç, otorite ve hegemonya kavramlarını çağrıştırır. Bu bir mesajdır aslında. Sonuçta bu saraylarda elçiler, bürokratlar, yöneticiler ağırlanır. Bahçenin peyzajı semboliktir. Ağaçları, bitkileri, suyu bile hizaya getiren yöneticiler olduklarını anlatırlar. Ancak Boboli bahçeleri en az böyle hissettiğim saray bahçelerinden bir tanesi oldu. Bahçeye ilk girdiğinizde burada pek bir şey yok gibi düşünmeyin. Sabırla ilerleyin ve detaylara göz gezdirin. Önce bir obelisk, ilerledikçe bir havuz, ilerledikçe birçok detay bulacaksınız. Giriş ücreti 7€ ve her ayın ilk ve son pazartesileri kapalı.

Şehrin açık hava müzesi olarak adı çıkmış olsa da müzelere önemli bir bütçe ayırmak gerekiyor. Ancak Floransa, para vermeden görebileceğiniz küçük mutluluklar da sunmuyor değil. Para verilmiyor diye yok sayıldıklarını düşünmeyin, onlara tamamen ayrı bir yazı adadım. Buyrunuz.

Written By
More from meltemkol

Talin Yeme-İçme Notları:

Talin yeme-içme notlarına küçük bir itirafla başlayalım. Küçük Baltık ülkesine giderken, mutfak...
Read More

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.