Lizbon Gezi Rehberi: Lizbon Müzeleri, Seyir Terasları ve Portekiz Mutfağı

Şimdiye kadar hep Lizbon’un muhteşem sokaklarından bahsettik. Lizbon’da yürüyün dedik. Ancak altını çizmeliyiz ki Lizbon’da görülmesi gereken müzeler de var. Oldukça da fazlalar. En güzel kısımsa birçoğunun gezi rotamızın üstünde olması. Hepsini gezmek pek mümkün değil. Zaten hepsinin ilginizi çekmesi de zor. Basit bir sınıflandırma belki işinizi kolaylaştırır. Yalnız bölgelere göre ayırdığım müzelere başlamadan önce Lizbon’un kuzeyinde kalan bir müzeden bahsedeceğim:

Bölge olarak nereye yerleştireceğimi bilemedim ama Paris’in Louvre’u, Floransa’nın Ufizi’si gibi önemli bir müze var ki o da Museu Calouste Gulbenkian. Bu müzedeki koleksiyonlar kuşkusuz ayrı bir başlığı hak ediyor. Oldukça kapsamlı bir müze. Biletleri online satın almak mümkün. Müze size üç seçenek sunuyor.  İlk seçenek 12.50€ karşılığında bütün sergileri gezebileceğiniz kapsamlı bir seçenek. Müzenin demirbaş sergilerinin yanı sıra, dönemsel olarak açılmış sergileri de görebilirsiniz. İkinci seçeneğiniz ise 10€ karşılığında müzede sürekli sergilenen kısımları gezmek olacak. Son seçenek de 5€ vererek José de Almada Negreiros: a way of being modern sergisini gezmek. Almada “modern” kavramının aslında ne kadar ikircikli, çelişkili, karmaşık bir hal olduğunu anlatmaya çalışıyor. Ben, kendisinden ve yakın arkadaşı Fernando Pessoa’dan  SOC 425 Modernliğin Soy Kütüğü dersi ile haberdar olmuştum. Sizin de bir bakmanızı öneriyorum. Yeri gelmişken, Casa Fernando Pessoa-Fernando Pessoa’nın evinden de bahsetmek gerekir. Eğer ilginizi çekiyorsa, Gulbenkian müzesini gezdikten sonra Casa Fernando Pessoa’ya da uğrayabilirsiniz. Çok yakın olduklarını söyleyemem. Gulbenkian müzesinin yakınlarındaki Sao Sebastiao metro istasyonunu kullanarak Marquês de Pombal durağında inip, 2 kim’lik yolu ister yürüyebilir isterseniz de taksiyle gidebilirsiniz. Taksi Lizbon’da çok pahalı değil. Fernando Pessoa’yı pas geçecekseniz Sao Sebastiao istasyonundan binip Baixa durağında inince tekrar merkezdesiniz.

A way of being modern Kaynak: https://gulbenkian.pt/museu/en

Alfama Bölgesi: Museu Militar, Largo du Museu, Museu do Fado, Museu de Artes Decoratives

Burada malumunuz Fado Müzesi’ni gezmenizi önereceğim. Portekiz deyince akla gelen ilk dört kelimeden biri sonuçta. Ayrıca önemli bir gelenek. Bu kültürel mirasa yakından bakmamak olmaz. Müzeye giriş 5 € ve müze pazartesi günleri kapalı.

Baixia-Chiado Bölgesi: Museu do Chiado, Museu S.Roque, Museu das Comunicaçoes, Museu da Cerveja

Kaynak: http://www.museudacerveja.pt/

Praço do Comercio’da bulunan Museu da Cerveja‘da bu bölgede favori olabilecek durumda. Bira tadımı da dahil 3,5 €’ya müze gezilebilir. Bira’nın Portekiz’de ve Portekizce konuşulan diğer ülkelerdeki serüvenini özene bözene anlatmışlar. İçinde bir de Beer House var ki burada çeşitli mezeleri de tadabilirsiniz. Beer House’ta oturmadım ancak rezervasyon istendiğini biliyorum.

Belém Bölgesi: Museu Nacional de Arte Antiga, Museu da Carris, Museu da Electricidade, Museu dos Coches, Museu de Arte Popular, Museu da Presidençia da Republica, Museu de Arqueologia, Museu de Marinha e Planetario, Museu do Combatente, Centro Cultural de Bélem.

Bu bölgenin de parlayan yıldızı Centro Cultural de Belém‘miş. Biz girmedik, belki başka sefer diyoruz. Lizbon’un otantikliğine kapılmışken, sanıyorum buranın fazla modern görüntüsü bizi burayı gezmekten alıkoydu. Aynı zamanda şehirde gerçekleşen bazı kongrelere de ev sahipliği yapıyormuş burası.

Belém Kulesi’nin yanında bulunan Museu do Combatente’de -bir nevi askeri müze de diyebiliriz- Portekiz Ordusu’nun geçmişte kullandığı silah ve teçhizatlarla birlikte dünyanın çeşitli yerlerinde gerçekleştirdikleri operasyonlarla ilgili bilgiler bulunuyor. Buradan da Portekiz sömürgecilik tarihine giriş yapabilirsiniz.

Yine Belém Kulesi’nin yanında Güney Atlantik’i geçen ilk pilotlar adına yapılmış bu anıtı görebilirsiniz. Belém bölgesinde tursitlerin anlayamadığım bir şekilde çok eğlendiği bir aktivite de, Kaşifler Anıtı’nın önündeki dünya haritasının üstünde kendi ülkelerini bulup küçük sevinçler yaşamalarıdır. İyi bir turist olacağım derseniz bu aktiviteye de katılabilirsiniz.

Lizbon Seyir Terasları’ndan Birkaç Demet

Lizbon’da birçok seyir terası görmek mümkün. Buralar hem panoramik Lizbon fotoğrafları çekmek hem de Lizbon manzarasını karşınıza alıp anın keyfini çıkarmak için biçilmiş kaftan. Bazıları merkezde dolaşırken mola vereceğiniz bazıları ise de hem bir şeyler yiyip içeceğiniz alanlar. Ancak bazıları için de merkezden oldukça uzaklaşmanız gerekecek. Hemen merkezden başlayacak olursak;

Elevador de Santa Justo: Buraya seyir terası demeli mi dememeli mi? Kullanım amacınıza bağlı. Lizbon’un sembollerinden olmuş bu asansör Baixa bölgesinde karşınıza çıkacak. Bairro Alto ve Baixa arasını kısaltmak için yapılmış bir asansör. Paris-Disneyland’deki Terror Tower’ı hatırlattı bana . 

Miradouro da Graça: St. George Kalesi’i yolu üstünde karşınıza çıkacak bir seyir terası. Ancak St. George Kalesi de başlı başına bir teras gibi olduğu için isterseniz burada durmayabilirsiniz. Miradouro portekizce teras anlamına geliyor. Yani harita üzerinde bir sürü miradouro’lu tamlama göreceksiniz. Bunlardan bir tanesini seçebilirsiniz.

Miradouro de Santa Catarina: Burası Baixa’dan 10 dakika yürüme mesafesinde. Sadece seyir noktası olarak değil, atmosfer olarak da çok rahat hissedeceğiniz salaş bir yer. Terasın arkasında hafif kelleşmiş çimlere de oturabilirsiniz. Aynı zamanda cafe ve restoranların da olduğu bir bölge. Bir öğününüzü burada değerlendirebilirsiniz.

Lizbon’da manzaraya karşı yapacağınız aktivitelerin başında yiyip içmek geliyor. Peki Lizbon’da bizi nasıl bir mutfak bekliyor?

Lizbon’un kültürel hafızasının çoğu denizcilerle ilgili. Atalardan, dedelerden duyulan hikayelerin çoğunluğunda da bir deniz macerası geçiyordur muhakkak. Hal böyle olunca da Lizbon mutfağının büyük kısmının deniz ürünlerinden oluşması şaşırtmıyor. Denizden babam çıksa yerim diyorsanız, bir gece karnınızı Lizbon’da doyurmak yapılacaklar listenize eklenmeli. Tabi arkasından fırında helva gibi beklentileriniz varsa o beklentileri bu geceye eklemeyin. Avrupa’nın çoğu şehrinde, özellikle Fransa ve İtalya’nın sokaklarında adım başı karşımıza çıkan tatlı vitrinlerini unutup, sadece yemeğinize odaklanın derim. Tatlı konusunda takındığım bu burun kıvırıcı tavrıma rağmen Lizbon’da Ne Yemeli sorusunun cevabına geleneksel bir Portekiz tatlısı ile başlıyor ve kendimle çelişiyorum.

Pastel de Nata

Bir çeşit kremalı milföy tatlısı olarak tanımlayabileceğim bu tarif, Lizbon’un ve haliyle Portekiz’in geleneksel tatlısı olma niteliğini elinde tutuyor. Ancak bunu da hakkıyla yapan bir yer var ki önündeki kuyruğa girilmeye değer. Daha önce Pastel de Nata yedin mi de kendini bu konuda bir otorite gibi görüyorsun diye ben de kendime sordum. Ancak Lizbon’da farklı mekanlarda bu tatlıyı yedim ve bence de en iyisi Pasteis de Belém. Bu mekanımız adı üstünde Belém Bölgesi’nde, Jéronimos Manastırı’nın yanında bulunuyor. Eğer 15 numaralı tramvaydan indiğinizde Pasteis de Belém’in önünde kuyruk yoksa bu bir işaret demektir. Hemen girin. İster orada yiyin isterseniz de paket olarak yanınıza alın. Fazlasından zarar gelmez. Fiyatı 1.05 €. Gezinize sonra da devam edebilirsiniz.

Pasteis de Bélem

Gambas Guilho ve Diğerleri

Her ne yiyecek olursanız yanına bir tane Gambas Guilho söylemeyi unutmayın. Tereyağı ve zeytinyağı ile artık ne yapıyorlarsa karidese can veriyorlar. Gönül ister ki bunu ve diğer alternatifleri bu konuda ilk akla gelen yer olan Cervejario Ramiro’da deneyin. Ramiro biraz turistik bir mekân, ancak çok başarılı. Bilmekte yarar var; Ramiro rezervasyon kabul etmiyor. O kuyruğa girmek gerekecek. Ancak yine de Baixa’da sokak sokak dizilmiş restoranlarda da tatmin edici ama birbirinin aynısı tarifler bulacaksınız. Baixa’da bir restoranda, karidesle başlayıp, dil balığı, levrek, şarap, su ve üstüne çay içerek ortalama 68€ ödeyebilirsiniz. Ama unutmayalım iki kişi için konuşuyorum.

Madame Petisca

Hem akşam yemeği hem de öğleden sonra bir şeyler içerek atıştırmak için tercih edilebilecek bir mekan olmuş. Burayı tercih edilir kılan en önemli özelliği Tejo Nehri’ne bakan manzarası. Zaten Miradoura de Santa Catarina seyir terasının yakınında. Sadece akşam yemeği için rezervasyon istediklerini de not düşelim.

 

Written By
More from meltemkol

Floransa Gezi Rehberi II: Ayrıntıda Boğulmak İsteyenlere

Floransa’da gezilecek yerler denilince ilk akla gelenleri tamamladıktan sonra, sıra ayrıntı da...
Read More

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.